socraticirony etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
socraticirony etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şub 2009

özetle

gi
dip
geli
yo
rum
nüp
du
ru
yo
rum

Babamın kütüphanesinde, ciddi kitaplar arasında saatlerce masal kitapları aradığım, anlamadığım kitapların resimlerine daldığımda altı-yedi yaşlarındaydım.. çocuklara, her defasında gidişatı değişen ama sonu iyi biten, dolambaçlı hikayeler uydurdugum, uydurukça şarkılar söylediğim, susmak bilmediğim günlerin üzerinden 30 yıl geçmiş... beşbuçuk sezonluk bir hayat.. ben hala en çok masalları seviyorum..

donna dedi ki

-yedi yılda bir vucudumuzda tüm hücreler değişir, yenilenirmiş. Yani yedi yıl önceki ellerim, ayaklarım, dilim benimle değil mi şimdi!!

her yedi yılda bir her sey yeniden...sonrası uzatmalar mı!

beden "anlık" mı yani!

-Anlık ya! "hayat andan ibaret" demiş Mevlana.. Bir de "ben tam geldim" demiş.. çok severim.. elmaya benzetip de diğer yarım olduğunu iddia edenlere en verdiğim cevap olur "ben tam geldim.. o yüzden aradığım bir diğer yarım yok" iki yarım bir tam eder mi!??

...............

Eğer içinde bana karşı bir kartanesi kadar erimek üzere olan sevgin kaldıysa dön sevgilim! Ben o minicik kar tanesinden tekrar koskocaman bir çığ yaratacağım. Sana söz veriyorum. Tüm kalbimle........

dedi...

kar tanelerini ğüneş eritir, sıcaklığıyla...

oysaki buzçağına döneli, çok oldu kalbim..kalbim.. kalbim..

bırakacak gibisin yarıyolda, kalbim!

..............

toprağa uzanıp bulutların akışını izlemeyi, yaprakların arasından süzülen ışığa gözlerimi kısarak bakmayı, saatlerce sokaklarda dolaşmayı istiyorum.. tuhaf! hayatımın coşkusu beni yanlış zamanlarda yokluyor...

Gel birer çocuk olalım,

o günden başlayalım

gözlerimiz buluşsun,

ilk kez bakışalım

ne dün ne de yarın kalsın,

biz yeniden doğalım

ilk söz dudağında,

olsun benim adım

olur ya,

kalbinde yer bulur da

yerleşirim yıllarca,

seversin sonunda

olur ya,

evet dersin aşkıma

şeytana uyarsın da,

olmaz mı olur ya

gel birer çocuk olalım,

o günden başlayalım

gözlerimiz buluşsun,

ilk kez bakışalım

ne dün ne de yarın kalsın,

biz yeniden doğalım

ilk söz dudağında,

olsun benim adım olur ya,

tüm saatler durur da

sonsuza dek yanımda,

kalırsın olur ya olur ya,

ateş bacayı sarar da

yanmaz dersin yanar da,

olmaz mı olur ya

.........................

İZLE !!!! (melisin bu hayalgücünü)

Cashback - Court Métrage :

http://video.google.com/videoplay?docid=8633322516676413709


22 Şub 2008

kendini dinlemenin dibi yok zamanlar

-2 ile basladik 13 u gorduk... bir cok seye birden bugün ayildim.. hersey mudahale edilemeyen bir cok aydınlık ortamın aynasının karsısında soyunukken oldu... her zaman oldugu gibi yine tersten basladım.
Cuma
Ne zamandır teşrif etmedigim spor salonunda bu kez belimi normale dondurme saglamlastırma pratikleri yaptirdi yuzunu ilk defa gordugum sportif adam.. her birinden 15 er kezden yapa yapa cıktıgımda saat 22 olmustu bile coktan.. salona kadar gidemeyen ben cıkmayı da bir turlu beceremem.. gelelim sadede.. saunanın yanındaki aynada gordum karnımdaki gogsumdeki sonra sırtımdaki kırmızı lekeleri kahretsin bir bu eksikti oldum.. çağrı ve selo şarabın kırmızısında kalori yoktur iç iç derken dun gece karaciger mevzusunu dusunmemislerdi hic... kapıyı acıp da iceri girdigimde bozuk turkcesiyle karanlıktan biri - onlar bulasiciysa girmeyin iceri oturmayin ! emrini verdi. kalakaldim cuzzamli gibi hisettim kızariklik dedigim pembelikleri.. ben kendime aynada bakarken o da beni incelemis olmali yuhh nasil gordun cift camdan bile diyemedim icimden oyle utandım.. utandigim cıplaklıgımdı.. lekeler degil.. kimsenin yaninda soyunamayan ben evire cevire kendime bakarken izlenmiştim. dusa gittim. suyun altında once gecen bir haftayi sonra bir ayı ve kac sise icmis oldugumu dun kac kadeh istigimi hesaplamaya calıstım ama bulamadım. soguk.. soguk biraz daha derken. buz gibi suyun altında soylenmeler basladı "artık kendine gel, içmeee oldurecek misin kendini.. dur artık dur anladın mı"..
bitmedi cıkarken cıkıp 58 turk kilosunu gorunce, ayaklarım yanmıs gibi iniverdim tartıdan .. boy da bi yere kadar kaldırır.. kapisonumu kafama gecirip duvar kenarlarından yuruyerek hızlıca eve geldim... ne C yi ne de arayip duran S yi cekemem. bir bar taburesinde tekerure dusen sohbetlemelere giremem. brokoli, luksemburg lahanası haslamasi yeter sana bugun.. pizzaya, alkole, sigaraya gercekten son! son! son!(en azından bi sure)... besi beskaloriden bes portakal neyine yetmez. Israrlı cagırmalara cevap vermedigim icin gururlu(mu)yum..

mike davis in gecekondu gezegeni bitti.. ne zamandır istedigimiz fotgoraf gezisini pazara almıs.. hayır artık o gun annemin..erteleyelim.. annemi cok özledim..

dilime pelesenkoldu "skandallll!!!", bi yerde sergilendigi okunan içi keçeli demirden külot ve YOOOO minvalinde donerken cumleler gulmekten uykusuzluktan dugmelesirken gozler şarapların beşi gelip beşi gider. Selo "redleybıl" ını genc erkeklere dayanamaz kafaya diker gider. Nazik, ince ruhunun sıcaklıgı kalır taburede..
evde sabah edilir... cagrı saatlere uyanmaz gec kalır...
içim kan ağlıyor, içim kan ağlıyor yüzüm güler
Çarşamba'yı sel alsın:
Anlatılması zor bir gun ve gece... uyku ilacını almak ya da almamak.. hep olduğu gibi almamak!
"insan sevdigini aldatır mı" sayıklaması.. gez, göz, arpacık....

Kara bata çıka bat a çıka...

Ey! laleye, reklamlama panolarına kanan İstanbul ahalisi kapıcından genel mudurune siz hic biriniz bu sehrin olmayan altyapısını, bu igrenc yerel yonetimini hakketmiyorsunuz... ammaa kuzukuzu evlerinizde kendi kokunuzun cazibesine kapılıp iyice uyudunuz kartatili pek hoş geldi..

Butun gun konusulan tum insanların insanat olduguna karar veriş... Taksinin inmeden haraket etmesiyle kameranın ustune cene ustune kapaklanıs.. adamın arkasından okkalı aglamaklı kufurler.. alisamiyenin arkasındaki tavafvari arayıslar.. adamlara bir corbacıda rastlayış..

Taksime bir saatte varıs.. Lamartin'e gereksiz ziyaret. saatlerdir yurudugunu farkediş.. Paltonda, yuzunde bilimum amip ayarlı soforlerin sıcrattıgı camurlu sular.. "ama helsinkide olseydim de ben donmeseydim keske" diyememe.. arafında kalıs.. iki ucu boklu degnek tadında bir olmek uykusu..

şarap, ev, sigara ucgeni kanepede sızıp sabaha dogru bel agrısıyla aşağıya bir kere daha mı! merdivenden dusme korkusuyla iniş, buz gibi yataga giris (cok severim soguk yatakların urpertisini)

kar, gokyuzu, cocuklar, sarap mum ve kitap.. ve aynı sarkı, hep aynı sarkı..."kim ne derse desin... " edacım, bunu benim icin mi soyledin!?