20 Mar 2009

lindy hop hop hop! amaaan lindy..











O, Lindyhope yapan iyilik perisi, kalbimin kızıl saçlı FİN'lisi "Öznur".. bugün çok mutlu.. mutluyum.. mutluyuz.. sonunda olan oldu ve oldu.. varsaydık uçan balonlar şişirdik nefesimiz bitinceye kadar rengarenk.. tavanda duruyorlar(!) tavan görünmüyor.. varsaydık ve bir "Chateau Lafitte" açtık!.. sonra bir tane daha.. içtik en fantazi peynirlerimizin yanında.. bir de üzümler var kocaman siyah siyah.. güldük güldük içtik, bitirdik..

herşey her zamankinden daha iyi olacak, bundan sonra.. herrr şey bir anda, hem de bir "an" da değişecek.. bir gün bir bahçede, denize karşı.. çıplak ayaklarımız taze çimlerde... kırmızı ojelerimizi kurutacağız ;) bir yandan ufukta uçan martılara dalıp kıkırdayarak, fonda fikrimin ince gülü şeklinde çalan "seni sevdi gönlüm yine sevecek" şarkısına eşlik edeceğiz...

şimdi sabahın beşi.. random çalıyor müzik.. "bu benim sonuncusu ise senin olsun" dedim.. "bahtımıza" çıkanlar yorumsuz bir şekilde aşağıda :)

Murathan Mungan'ın bu şiirini bilmezdim.. Sezen söyleyince öğrendim...

Sevgili
Zaman nasıl akıp gidiyor
İnsanlar maskelerini ne çok seviyor
Yıllarca bir yalanla bir ömür geçiyor da
Hiç kimse yok bir tek günü sonuna kadar yaşamaya
Mecbursun yalnızlığa
Oysa sevgili, bir tek sevgili

Nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini
İçimdeki fırtına ele geçirdi beni
Bir gün baktım hiç korkmadan aynaya
Orda yeniden gördüm kendimi
İşte sevgili, bir tek sevgili
Nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini
Şimdi asla pişman değilim

Yaşadığım herşeyin bedelini ödedim
Nasıl olsa bir gün gelir duygular bulur yerini
Hem cehennem, hem de cennet yeryüzünün mevsimleri
O kadar şey değişti ki
Artık kimse masum değil
Duygular çok eskidi
O zamanlar biz ne güzel çocuklardık

Dünyaya aydınlık gözlerle bakardık
Ve işte o zaman kırdığın bu kalp
Şimdi kırıyor başka kalpleri
Aşkta kazanmak dedikleri kaybetmektir bir çok şeyi
M.M.

"Tanrı bir adamı bir yerden alır, çıkartır da indirir de.. yani tanrı "asansör" gibidir. "Alem buysa kral benim!" demişti şimdiyse bir "Tarantino" O! " dedi Öznur...

mahzun kırmızıgül- Sevdiğim
Ayrılıklar zormuş beni hasret yormuş
Her başlangıç bir sonmuş sevdiğim
Artık geçmiyor zaman dillerimde aman
Beni benden alan sevdiğim
Bir orman yangınında yara almış gibiyim
Ben keskin kenarlarda uçurumlar gibiyim
Yolların sonu yok acının rengi yok
Benim de dermanım yok sevdiğim
Ben benden vazgeçtim belki çoktan bittim
Dönülmeyen yerdeyim sevdiğim
Ayrılıklar zormuş beni hayat yormuş
Her başlangıç bir sonmuş sevdiğim
Artık geçmiyor zaman dillerimde aman
Beni benden alan sevdiğim
Bir orman yangınında yara almış gibiyim
Ben keskin kenarlarda uçurumlar gibiyim
Yolların sonu yok acının rengi yok
Benim de dermanım yok sevdiğim
Ben benden vazgeçtim belki çoktan bittim
Dönülmeyen yerdeyim sevdiğim

donna'ya bir selam çakıyoruz ve biz daha yeni yatıyoruz..

4 yorum:

Donna Quijote dedi ki...

ciplak ayaklar cime degiyor; martilarin cigliklari denizin sesine karismis; ilgin agaclarini yalayip geciyor rüzgar, kikir kikir hatunlarin saclarini karistiriveriyor; kirmizi oje, ah evet, kikirdadiklari icin sürerken elleri titriyor; daha cok kikirdiyorlar...

orada olmak istedim. yok yok, oradayim. ;)

ne güzelsiniz...

terazi lastik dedi ki...

:) teşekkür ederiz Donna'cım. Umarım mayısta bunu seninle tekrarlarız..

Adsız dedi ki...

ne guzel cikmissiniiiz.

terazi, mayisin ilk iki haftasi istanbul'dayim, "tekrariniza" dahil olabilir miyim ben deeee ;=) butun balonlari sisirecegim ve sampanyalar benden, soz!

hatta cimler icin de soz veriyorum!;)

terazi lastik dedi ki...

sagol Kaan..
"söz"ler ne kolay veriliyor! ;))

oysaki ben sadece umarım diyebiliyorum.. umarım denk geliriz..

Yorum Gönder