16 Mar 2009

tanrıları güldürmek istemiyorsan plan yapma!

Uykularımda yine uçuyorum.. kabus önleyici bir şeyler bulmam gerek diye geçirirken durum değişti;
Bir yalının dalga vuran alçak duvarına kuş gibi "kondum".. köprülerden birinin hemen yanında yalı, ardımı görmüyorum.. bakmıyorum da. Önümde deniz gri, yağmur yağıyor açılı, rüzgar sağdan esiyor olmalı.. yağmur damlalarının denize çarpıp sıçramasıyla oluşan sis tabakası boğazın diğer tarafını puslu bir cam gibi flu gösteriyor.. hangi kıyısındayım hangi köprünün yanı kestiremiyorum o yüzden. Biraz yükselmek istiyorum uçuyorum, bir metre kadar yukarı. "ya düşersem.. düşersem" diye geçirirken içimden son kez görüyorum denizi; indigo mavisinde bir akdeniz suyuna dönüşüyor, yağmur ve grilik yok olmuş.. düşüyorum, düşerken aslında hiç yükselmemiş olduğumu hala o alçak yalı duvarında durduğumu ve iskeleden ya da tekneden atlar gibi düştüğümü son anda farkediyorum. saniyesinde düşmek korkusu yerini mutluluğa, bırakıyor.. Yüzüm çarpıyor ılık sulara önce, sonra kalanım.. çarparçarpmaz yukarı doğru kaldırıyorum yüzümü sudan, güneşe.. uyanıyorum.. yüzümden ve saçlarımdan sular damlıyor yastığa...
.......................
Adı "AZAMET" olan 80 lik teyze(!)... ki o bütün maceralarını dün gibi bir hafızayla tek tek anlattıktan sonra yüzü kızarmadan üstelik, kataraksız gözleriyle taa içime bakıp "unutamadığı biri olmayınca insan "yaşadım" diyemez sadece var olmuştur bu hayatta" deyiverdi....
"ben bir kere değil dört kere yaşadım hayatımı" diye ekledi muzip bir gülümsemeyle ucuna..

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Terazi, sen hep yaz! ben okuyayim Artik hergun acip bakiyorum ve resmine bir merhaba diyorum. sevgiler

kamøløsø dedi ki...

"Dün gerçek bir ikilemler günüydü.. gitmek ya da kalmak arasında gittim geldim.. gittim geldim... ve kaldım.."
hiçbirşey şu andaki durumumu bu cümleden daha iyi anlatamazdı...
geliboluya (bisikletle) gitsek mi gitmesek mi; daha önce zaten ertelenmiş olan tarihi bir daha ertelesem mi ertelemesem mi diye gittim geldim...sonunda gitmemeye karar verdim.
bir anda anlamını yitiren onca plan ise elimde kalakaldı...
Tanrıların gülmekten bir tarafları yırtılmış olmalı heralde...
Ne dileyeyim, tanrılarla mücadelemde son gülenin ben olmasımı diliyorum.

Yorum Gönder