Bazı semtlerinden geçerken içime kasvet çökerdi. O semtlerin
üstünde kara bulutlar olurdu.. Sanat ve tarihi eserlerini görme arzumu
bile bastırırdı bu kasvet, yıllarca..Bir otobüs bakışı kadar yanından
geçip gittiğim bu semtlerde, kaynayan kazanları hisseden çocuk ruhum,
kendi gibilerin cogunlukta olduğunu sanmanın huzuruyla, aydınlık
semtlere ulaştığında neşe dolu, mutlu anlara odaklanırdı..
Kasvetlerini
unutacak kadar özlediğim şehre, dönüş günlerinden birinde turist gibi
dolaştığım bu semtlerin güzelliğine tezat zamanını bekleyen
suskunluğundan tedirgin olmuştum..
O kara bulutlar yavaş yavaş, sinsice diğer semtlere yayıldı önce, şehri kasvet kapladı... sonra bütün ülkeyi...
Güneşli semtlerden, mavi parklardan mutluluk davetiyeleri gelmez oldu.. avmlerin sahte ışıklarına yöneldi kanatlılar..
Evinde kendini haberlere hap'sedenler, hissettikleri korkunun yersiz
olmadığını görüp çoktandır "başka ülkeler" hayali kurmaya başladı.
Neticesi; red red, kasvet ve şuursuzluk olan "ileri demokrasi" yıllarına
bir ekran bakışından daha yakın olmamak için.. bu kara bulutlarla
boğulmamak için. ..
Kabustan uyandığında güneşli yollarında dolaşacak gücü, bir hiç uğruna kaybetmemek için!