"Bir gün şafakla birlikte topraklarımıza, insanlarımıza ve mukaddesatımıza saldırmışlardı. İçlerinde nereye, niçin geldiğini bilmeyen masum zavallılar da vardı, haçlı ruhunu yüreğinin derinliklerinde gizleyenler de. Bir süre sonra savaştığı insanlara saygı duyanlar da oldu, kafataslarını memleketlerine kadar götürecek kadar nefret edenler de... Zafer kazanma arzusuyla toprağımıza ayak basıp arkadaşlarını, ayaklarını, kollarını ve canlarını burada bırakıp, utanarak gittiler.. "GELDİKLERİ GİBİ GİTTİLER" demiştir.
1934 yılında Yeni Zelandalı ve Avustralyalı annelere gönderdiği:
“Uzak memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar; burada dost bir vatanın toprağındasınız.
Huzur ve sükun içinde uyuyunuz.
Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar; gözyaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bizim bağrımızdadır.
Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır.
Bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”
Bu yazı fotoğraftaki anıtta da yazmaktadır. Aynı zamanda iyi bir asker, devlet ve siyaset adamı olmasını sağlayan üstün zeka ve iyi bir kalbe sahip olduğunun kanıtıdır... Çanakkale Kahramanı Ulu Önder Atatürk'ü ve vatanı kurtarmak için kendini feda eden bütün kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyorum..