24 Ara 2020

Hoşçakal 3758

Farklı şeyler anlatmak için kullanılan kelimelerin aynı olması ve sana ayrılan sürenin çoktan dolduğu tavrı... oysa kelimelerinin anlamları bildikleri değil.. bunu fark ettiğinde durman yani sadece ve öylece durman ise gerçek bir vazgeçiş.. her şey akar ve gider üzerinden.

durmak derinine tutunmayı, yüzeyden sıyrılmayı bunun için yalnız kalmayı gerektirir.. ya da yanında bu derinliğe inecek, seninle susabilecek ruhu..

Aşkı aramak iyidir ama aramazken bulmak daha da iyidir

Bu bir nevi saflığın bozulması ya da körlük; hayatının uzunca bir süresinde dağıtmış ve seksi önüne gelenle tüketmiş insanların "herkesleştirme" tavrından bahsediyorum. 

Özel olanı görebilme daha doğrusu hissetme ya da değerini bilme yetisini kaybediyorlar. İletişime aldıkları ya da verdikleri donelere atamış oldukları tanımlamalarda ciddi kaymalar oluyor. Hayata tutunabilmek için kendini haklı görmek eğilimindedir insan, yoksa düşer! Anlam kaymaları çoğaldığında türlü bahanelerle kendine iltimas geçerek kendini haklı görme, bu yolla hayata tutunabilme ve devam etme çabası artıyor. Yani tüket ve devam et, yani ne istediğini bilmeme, yani “dur şunu da deneyeyim aklım kalmasın” hali...

Bu utanma ve iç sıkıntısı yaşamakta olduğu ve yaşamaya devam edeceği, ve tutunduğu şeylere gölge düşürecek şekilde beyninin çöplüğünde yerini alıyor; sadece kendisinin bildiği ve zamanla unuttuğu ya da normalleştirdiği ya da hatırladıkça sıkıntı duyduğu yeni bir çöp. Hayat deyip geçiyorlar sonra... 

İşte öyle bir çöplükte herkesleştirilmiş ve benden alınan anlamı kaydırılmış donelerle yer almış olmak gerçekten çok tatsız, “ama sen de şunu söyledin ve şunu yaptın...” diye durumu ezberden izah etmek ise hoş görülecek gibi değil. 

Geçmişi olmayan ve bundan öte bir geçmişi olmayacak insanların görüşmesinin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Bir kahve sohbeti ile gönül alma(!) ya da denk gelince yapılacak “small talk”larla sahte durumlara ortak olmayı ise hiç istemiyorum.. 

Senin için gerçekte özel olan kadına ya da hissine değer vermeyi öğrenirsin umarım. Öteki türlü “herkesin dolu bir çöplüğü var nasıl olsa” düşüncesi ile normalleştirilmiş bir paranoya ve gerçeğin ya da karşılaştığın insanların en yalın, en saf halini bile görememe körlüğüne dönüşür hayat.
Senin için özel biri olduğumu düşündürdüğün her tavrın için teşekkür ederim. Yalan olduğunu bilene adar en azından...

Hoşçakal..