7 Kas 2015

Bir küsüşün/düşüşün anatomisi

Verdiği yer ile internetten bakın dediği yer arasında uçurum vardı. Eve girdiğimizde şok olduk, köpek bağlasan durmazdı. Site güzel olabilir, lüks evler de vardır belki ama bize verdiği ev gecekondudan farksızdı ve de pis! Sular akmıyor. Yatakta daha önce yatılmış. Biz bitmiş durumdayız bir gece önce gece uyumamış gündüz soğukta kilometrelerce koşmuş ardından havalimanına yetişmiş araba kullanmışım bunun üstüne.. Adam sürekli bir bana bir O...'a iltifatlar yağdırıyor. Biz daha şok halindeyken parayı peşin alayım diye ısrar ediyor, hiç durmadan konuşuyor üzerimizde yok deyince de hadi bana eyvallah sabah gelir alırım güzel oğlum diye iltifatlara devam... Suyun akmadığını, yatakta daha önce yatıldığını ve koktuğunu görünce O...'a dönüp hemen gidelim buradan dedim. O da bana ayakta duracak halin yok, ben öğrenciyken daha kötü evlerde misafir kaldım dert değil uyuyalım sabah çıkarız, adamın senden ısrarla hemen parayı istemesi, bana iltifatlar yağdırması ve hiç durmadan konuşması sevimsizdi hiç hoş değil gözüm hiç tutmadı dedi. Biz bu pisliğin içinde sabahı zor ettik ve uyanır uyanmaz adamı aradık çıkıyoruz diye. Arada C.... Abi var diye demedik ki "bahsettiğin evle verdiğin ev aynı değil berbat bir yer burası bizi üçkağıda getirdin!" Sular akmıyor o yüzden çıkıyoruz dedik ve parasını 20 TL de fazla ödedik. O hala bize kalın güzel oğlum güzel kızım diye ısrar ederken sitenin görevlisi duyup, "abi nereye kalsınlar bu su bozuk, sıcak su da akmıyor bir haftadan önce de yapılmaz" deyince paçayı kurtardık. O... lens suyunu ve kutusunu unuttuğu halde o kabus yere dönüp almadık. Kendimize yer bulduk, yerleştik. C.... Abi'yi arayıp evde su akmıyordu o yüzden çıktım ama parasını da fazlasıyla ödedim dedim. Ok dedi.. Buraya kadar bir sorun yok. 29 Ekim günü çok yorucu geçti 30'unda da döndük sonra C.... Abi'yi arayamadım. Bugün aradım nasılsın demek için. Telefonu açtı yüzüme kapattı.. Herhalde kayıtta dedim.

.......

Spor salonuna saat 6:30'da geldim telefonu şarja taktım arada bakıyorum. Bir sürü insan aramış. Bakmadım bile kimler diye. Derslere giriyorum ama aklıma takıldı senin konuşacağın şey mesaj gönderdim. Bu arada C.... Abinin aramasını gördüm. İçeride müzik bangır bangır dönüp arayamam. Arayabilsem seni arardım zaten. Ama sen bana C....Abi'yi ara gibi bir mesaj gönderince acil bir durum var diye terli terli çıkıp tenis alanında onu aradım. Önce ne dediğini anlamadım. Ben bilseydim erkek arkadaşınla gittiğini filan diyor tekrar tekrar. Doğru mu duyuyorum acaba dedim. Bana burası Türkiye, bana bunu Nasıl yaparsın E..'yla filan gideceksin sandım diyor.. Şok oluyorum gerçekten, şaka gibi.. Oysa ki ben daha geçen Bodrum'a gidişimde onun evinde oturmuş karşılıklı yerken içerken O...'dan bahsettim önümüzdeki haftalarda gelebiliriz birlikte dedim. Bana üst kat kiralık orada kalabilirsiniz dedi. Ben Bodrum'a gitme mevzusu kesinleşince C.... Abi'yle bu konuşmamız geldi aklıma yer bakarken bir de ona sorayım dedim. O bana bu arkadaşından ve evden bahsetti. Hadi bunu geçtim, unuttu diyelim. Ben O...'la sana geldiğim gün yarın O...'la koşacağız adada sonra Bodrum'a gideceğiz. Zor bir gün olacak erken kalkmalıyım diye defalarca söyledim.

Gelelim Cihat Abi'nin beni sinirlendiren laflarına: "ben sana kandım.., bana erkek arkadaşınla gidiyorum demedin.., burası Türkiye sen kendini nerede yaşıyorsun sanıyorsun.., ben yeğenim demiştim sen evli olmadığın halde erkek arkadaşınla gittin benim itibarımı da zedeledin.. beni aradığında yüzüne kapattım telefonu, beni arkadaşıma rezil ettin ......." 

Nooooluyoruz yahu! Sanki karşımda imamgiller var.. Sanki Elazığ'ın Palu ilçesinde Zırnık köyünde ev tutmuş da kız diye kandırıp erkek arkadaşımı götürmüşüm.. Mantığın, adaletin zerresi yok bu olayda..

"Madem bu kadar hassasmış neden ısrar etmiş kalın diye.." Bak bunu sormuyorum bile.. Çünkü baştan aşağıya saçmalıklarla dolu bir suçlamayla karşı karşıyayım..

Beni bu saçmalıklar silsilesi şaşırttı, üzdü de.. Bu ne be! oldum açıkçası.. C... Abi'nin sözlerine ve yargı bildiren biçimine kızdım, kırıldım da..

Sonra üstüne senin bana "ben sana bir dost teslim ettim" demene anlam veremedim. teslim edilen bir şeye ihanet etmiş gibi bir şey çıkıyor bundan. Daha bir buçuk hafta önce ben Bodrum'daydım, tek başıma ya da başka arkadaşlarla takılmak yerine daha çok saygıdan C... Abi'yle vakit geçirdim. Bundan keyif aldım, sohbet ettik, yedik, içtik, birbirimize hayatlarımızla ilgili şeyler anlattık, dertleştik.. Öncesinde de ve hiç bir zaman saygısızlık etmedim.. E şimdi ne oldu da böyle oldum ben! Ne yaptım yani? Akıl tutulması resmen bu yaşadığımız ve kendimi gram haksız görmüyorum.. C.... Abi'ye de kızgınlığıma rağmen, kibarca olayın saçmalığını ve ortadaki haksızlığı anlatmaya çalıştım..

"Arada başka şeyler de var" demişsin E..'cım nedir onlar. Benimle mi ilgili yine.. Gerçekten merak ediyorum. Neyse erteleme lütfen. Konuşmaktan çekinme lütfen..

C.... Abi'ye söyleyecek söz bulamıyorum. Ahlakımdan, dürüstlüğümden şüphe edip sorgulaması bir yana, onu kullandığımı söylemesi çirkin olmuş.. Ruh sağlığının iyi olmadığını düşünüyorum.. H.....'nın söyledikleri meselesine gelince; hiç şaşırmadım tam onun beyninden çıkabilecek türde sözler.. Allah ikisinin de yardımcısı olsun. Ancak artık benden uzak olsunlar.. Seni Bodrum'da arayıp sorduğumda "önemli değil konu benimle ilgili, sen huzurunu bozma tatilini yaşa dönünce konuşuruz" dediğini, döndükten sonra arayıp mesaj yazdığım halde beni erteleyenin kendin olduğunun farkında bile değilsin demek ki. Diğer arkadaşlarınla ilgili yaşadığın sorunlarda hiç bir zaman soru soran, merak eden taraf olmadım. Sen anlatırsan dinledim. Benim bu özelliğimi bunca yıldır tanımamışsın... Bu kez de saygıyla bekledim anlatmaya karar verirsen anlatırsın diye.. Konuya kayıtsız kaldığıma dair yaklaşımını çok sağlıklı bulduğumu söyleyemeyeceğim.. Fazla üzülmüş, kızmış, uykusuz kalmış, içmiş olman durumu değiştirmiyor gözümde.. Belli ki uzun zaman önce başlamış ve bir kurt gibi kemirmiş düşünceler var içinde benimle ilgili. Aklımı, fikrimi, tavrımı, konuşmalarımı, arkadaşlığımı, arkadaşlarımı, tarzımı, ilişkilerimi ya da bilmediğim daha bir çok şeyi beğenmemiş olabilirsin zaman içinde, rahatsız olduğun şeyler de olabilir, anlam veremediklerin de... Bunları yaşarken içine atıp biriktirmek yerine konuşmanı beklerdim. Arkadaşlık, dostluk bunu gerektirir. Biriktirmeyi ya da gidip başkalarıyla konuşmayı değil. Benimle ilgili bir sorunun olduğunda bunu zamanında benimle konuşsaydın keşke.. Bu kadar zaman bekleyip, sertleştirmeseydin kendini; kırılır, dökülür hale gelmeseydin... Bana olan inancını, samimiyetini belli ki öldürmüş bu düşünceler. Benimle ilgili zaten çoktan bir yargıya varmışsın "gözün döndü" diyebiliyor, benim dürüstlüğümden şüphe edip adamı kullandığım konusunda hemfikir olabiliyorsun.. Kullanmak deyince O....'ın balkonunda B...'in saçmaladığı gün geldi aklıma :/ Gözüm öyle dönmüş ki S...'e "kontrolsüz seks" (ne demekse!!!) yaptığımdan bahsetmişim.. bunu da S.... mi söyledi! "Seviyesiz"leşmişim belli ki gözünde.. Ben o geceye dair basit tek bir konuşma ya da an hatırlamıyorum. Gayet keyifli ve güzel geçmişti. İlk defa tanıştığım biriyle neleri konuşabilirim neleri konuşamam gibi bir ayara ise hiç ihtiyacım yok, daha ilkel ve küçük düşürücü yargılara maruz kalmışken üstelik.. Neysem oyum. Korunup korunmamak konusundan bahsedince kendi hayatımdan mı bahsettiğim düşünülmüş... offf kaç kişi bir araya geldiniz de birbirinizi doldurmuşsunuz böyle mesnetsiz şekilde? Vay anasını arkadaş!  Bu konuyu S....'le mi konuştunuz, O mu eleştirdi yoksa sen kendi başına mı benden utanç duydun.. Diyelim ki ikisinden biri, bunu söylemek için bu anı beklemen gerçekten çok doğru bir davranış oldu..

Soruyorum sana dostum son aylarda bana ne kadar baktın, beni ne kadar gördün ve gerçekte beni ne kadar hissettin! 

"Kendimi kaptırdığım çocuk" konusundan çok daha ötesi var, çok daha büyük sorunlar senin görmek, bilmek, duymak bile istemediğin.. Onunla bir hafta tatil tüm bu berbatlıkların içinde ölmeden önceki son dilek gibiydi. Bunu senin anlayabilmen mümkün değil... Kendine, hayatına bir format çekme kararı almışsın. Yaş kuru demeden temizliğe girişmişsin.. Beni suçladığın konularda vicdanın rahat olmalı... 

Kendine acıyan ya da iltimas geçen bir tavrım olmadı ve olmayacak da.. Her şey olması gerektiği gibi olsun.. 

Ben bu haksızlığı sadece gözlemleyeceğim, bakalım hepimizi nerelere, hangi yollara çıkaracak.. Dünya küçük, hayat kısa ve herkesin göz ardı ettiği gerçekleri anladığı bir gün mutlaka gelecek.. Eyvallah diyorum.. 

Not: Ahlakçılık mı desem yoksa alt metnine yerleştirdiğiniz "namusculuk" mu desem bu oyunuza bilemedim. Fakat hani hep beraber yaptığımız ve ne hikmetse kızlı erkekli ev kiralayınca ahlakçılığınızın devreye girmediği Orhaniye tatilinde,  C.... Abi'ye harcatmayalım kaleminden namı hesabıma düşen 350 TL'lik borcumu(!) da gönderiyorum...

Şunu da eklemek istiyorum: hatırlatsan eğer sana Orhaniye'de şezlongda güneşlenirken bir şey söylemiştin bana. Durup dururken; "seninle ömrümün sonuna kadar dost kalmak istiyorum. 90'lı yaşlarda tatile birlikte çıkan kız arkadaşlar olalım. ama günün birinde kavga edip küseceğiz diye korkuyorum" dediğinde bu da nereden çıktı şimdi E..'a demiştim. Bilmiyordum kiiçinde biriktirdiklerini(zi).

Ben sana ve bu dostluğa o kadar değer veriyorum ki seninle ilgili kimseyle konuşmadım, konuşmam da.. Dostlukta şüphe yoktur çünkü...

...........

Üzülme O... Yok öyle bir şey! Sebep sen değilsin.. Bu sadece bir bahane oldu.. Böyle düşünme.. Gerçek dost benim sevincime, mutluluğuma sevinir, saygı duyar her şeyden önemlisi sözlerime inanır ve güvenir.. Demek ki çok önceden bir yerde kırılma yaşanmış ben anlamamışım.. Tek taraflı gitmiş bu dostluk.. Ya da ruh sağlığı şu aralar bozulmuş halde. Kandırmak, kullanmak çok ağır ithamlar.. Bunu E... ve Ç...'yla da konuştum. Çok şaşırdılar.. Senin kadar iyi niyetli birine bunu nasıl söyler(ler) dediler.. Bak aileme, erkek kardeşlerime onlar bana karışıyor mu, yargılıyor mu, hayır.. Gerçek sevgi bu; saygı duymaktır. E.. çok uzun zamandır buhrandaydı, her gece bir şişe şarap içiyor iki yıldır böyle. Ben her fırsatta onunla görüşüp destek olmaya çalıştım, içinde bulunduğu saçma durumdan sıyrılsın diye.. Gel dedim spor yapalım, koşalım.. ilgilenmedi bile hatta benim tatilde erken kalkıyorsun beni rahatsız ediyorsun diyordu; koşmalarımdan, yüzmelerimden rahatsız oldu, alkol gecelerine eşlik etmedim kendini kötü ve güçsüz hissetti biliyorum.. Neyse, çok detaya girmeye gerek yok. Geçecektir, düzelecektir O.. Ben de kin tutmam, küsmem, gelirse konuşurum.. Ama eskisi gibi olmak zor olur.. Sen kendini sakın suçlama.. yoksa anlattığıma pişman olurum sevgilim...