Telefonu kapattıktan hemen sonra içtiklerimin hepsi çıktı, vücudum reddetti sanki...
Sonra 1lt limonlu su yapıp hepsini içtim. Kendime gelmem sadece 30dk sürdü.
Hayattaki en büyük saçmalayışım bile iki sigara biraz da alkolden öteye gitmedi yani...
Oturdum hazırladığım teklifi gözden geçirip gönderdim.
Whatsapp yazışmalarımızı baktım biraz.. Gözümden kaçan ya da farklı hissettiğimi düşündüğüm hiç bir şeye rastlamadım. Son derece dürüst ve açık olmuşuz.. Sağlıklı, saygı ve sevgi çerçevesinde bir iletişim ve ilişki olmuş. Hatta senin sözlerini mantıklı bulmuş, dinlemiş ve yerine getirmişim, hiç bir itaatsizlik, bildiğini okumak ya da mantıksız bir şey yok. Nerede olursam olayım aklımda sen olmuşsun.. her yaptığım her attığım adım konusunda seni bilgilendirmişim. Aklı ve mantığı elden bırakmamışım. Çıkar ya da hesap yapmamışım.. Hatta esprili, hayatına renk katan iyi de bir arkadaş olmuşum. Seni sevdiğim o kadar açık ki. Aramızdaki tutku o kadar belli ki.. Yanlış olan bir tek şey bulamadım.. Her şey çok güzel..
Beni bu geceye getiren herhangi bir şey var mı diye baktım, yok bulamadım.. Ben ne kadar özlemişsem seni, sen de o kadar özlemişsin beni, o kadar beğenmiş ve sevmişsin...
Eee rahat mı batıyor diye sorarlar adama!
.............
Diğer gerçeklere dokununcaya dek.. Bütün yaşadıklarımızın hayatın diğer gerçeklerine dokunmadığı düşüncesine... Baskın olan ve ne hissettiğimizi hiçe sayan diğer gerçekler..
Hayatın gerçeklerini mevcut şartlarla açıklamak, bu şartlar ile ilgili çıkmazları aşma cesaretini göstermemiş olmaktır..
Hayatını bu çıkmazlar dahilinde mahvedenler, cesaret ettikleri gün buruk bir zaferle dönüp geçmişte kaybettiklerini arar..
Büyük beklentiler ve umutlarla egoyu beslemeden, sadeleşerek ve insani değerler üzerinden birbirimizi sevmeye ve kabullenmeye razı gelerek, endişeli bekleyişlerin yerine sporu koyarak, müzik, sinema ve yürüyüşlerle ruhumuzu dinlendirip serinkanlı ve sabırlı davranarak olası olumsuzluklara karşı kendimizi savunmalıyız.
Yaşayan her canlı bizim kadar değerli, merhamet, bağışlama, şükran ve işbirliği yönünde cömert davrandığımız cesaret ve umutla yol aldığımız bir dünya olmalı hayat. Her an her şey olabilir korkusuyla değil bütün bunlar karşısında güçlü ve pes etmeden; dünyaya daha faydalı bir birey, yardımsever bir dost, vicdanlı bir vatandaş, anlayışlı bir partner, sevgi dolu, iyi niyetli ve duyarlı bir insan olma yönünde atmalıyız adımlarımızı. Hakikati, gerçeği arayanlar hem bilgiyi hem de vicdanlarını sorgulamayı bırakmazlar.
Bildiğimiz ve inandığımız şeylerde yanılabiliriz ama yanlış yapmamak, düşüncelerimizi, inandıklarımızı değiştirme gücü elimizde! Gerçekçi olmak karamsarlık değil, umutlu olmak da ahmaklık değil.. "Ah vah"lar yerine hayallerimizin gerçekleştiği düşüncesini koyarsak işte o gerçekleştiği noktadan hayatımıza bakmak farklı bakış açısı kazandırır. Ona uzanan yola götürecekleri fark etmemizi sağlayacak şekilde açılır algılarımız.