23 Oca 2018

Sordun söyleyeyim...

Bana diyorsun ki en iyi ve en kötü üç özelliğim nedir. Neden üç? hangi arkadaş konuşmasında ya da psikolog gönderisinde denk geldin bilmiyorum ama bunlar bir çırpıda çıkacak cevaplar değildi. Ama sen hızla hazırladıklarını söyledin bana:

İyiler:

1- Kalbinin temiz olması ve iyi niyetle hareket etmen.
2- Zeki olup bunu doğru şekilde kullanabilmen.
3- Renkli ve çok yönlü bir insan olman.

Kötüler:
1- Bazen gereğinden fazla detaycı olman.
2- İnsan görünümlü ama insan gibi davranmayanlara da aynı incelikle yaklaşman.
3- Bazen bir konuya fazla takılıp kalman. 

Sonra bana örnekler veriyorsun. Çoğu yaşadıklarınla ilgili değil, anlattıklarımla ilgili. Bunca zaman bizim hikayemiz olmadı mı hiç budur diyebileceğin.

Oysa her ilişkinin dinamiği farklıdır ve her insanda başka bir sen vardır.

Bundan 10–15 sene önce yaşadıklarımda yaptığım hataların ya da neyi neden yaptığımın psikolojik arka planını yeterince sorguladım. Şimdi aynı muhasebeyi yeniden yapmaya ihtiyacım yok. Seninle bunları konuşurken, anlattıklarımdan yola çıkarak vardığın bazı yargılara karşı sürekli savunma ve açıklama yapmak beni hem üzüyor hem de yoruyor.

Ben sana bunu yapmayacağım. Bir tür eleştiri bu.. Ya da sendeki tezahürüm..

Geçmişi bir hikâye olarak anlatmış olmam, her anı bugüne taşıyıp karşılaştırarak yaşamamız gerektiği anlamına gelmemeli.
“Adamı çok sevmişsin, hatta bağlanmışsın” gibi yorumları acıtmak için değil acıdığın için mi söylüyorsun..

diğerleri bunun türevleri zaten; en kötü özelliğin samimiyetle anlatılanları ya da şahit olduklarını daha sonra koz olarak kullanman. Yorucu ve yıpratıcı olan bu...