Ekonomi bu kadar çökmüşken, üç nesli aynı sofraya mahkûm edip dayanışmayı değil, mecburiyeti kutluyorlar. Emeklinin maaşıyla torunun okul masrafı ödensin istiyorlar; çünkü tek bir hanenin bile kendi ayakları üzerinde duramadığı gerçeği görünmesin. Bu, bireyselleşme değil; yoksullaştırılmış kitlelerin sırtına yıkılan yükün aileyi çökertmesi. Evli çiftler de, gençler de, yaşlılar da aynı baskının altında eziliyor. Bu tabloyu yaratanlar bugün çıkıp toplumsal çözülmeden ders vermeye kalkıyor.